|
|
Baş Dönmeleri
Hasta, kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta
döndüğünden şikayet eder. Tıp dilinde vertigo denen
baş dönmelerinin nedenleri çeşitlidir. Bunlardan
başlıcaları şunlardır: Kulak ağrısı. Araç tutmaları.
Ani hava değişimi. Bazı göz hastalıkları. İlaç
zehirlenmeleri. Düşük veya yüksek tansiyon. Damar sertliği
ve bazı kalp hastalıkları. Kansızlık ve kan hastalıkları.
Mikrobik hastalıklar. Beyin hastalıkları. Sara ve bazı ruh
hastalıkları. Tedaviye başlanmadan önce hastalığın
gerçek nedeninin tespit edilmesi gerekir. baş
dönmelerine yapılacak ilk iş; hemen oturmak veya öne
eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır.
baş dönmesi sık sık oluyorsa mutlaka bir
doktora gitmek gerekir.
Bayılmalar
Geçici olarak uyanıklık halinin kaybolmasına halk
arasında bayılma tıp dilinde senkop denir. Bu durumda
beyin hücrelerine giden oksijen azalmıştır. Bayılmanın
nedeni; yorgunluk, uzun süre ayakta kalmak, ani
heyecanlar, tansiyon yüksekliği, gebelik, kansızlık, damar
sertliği ve kalp hastalıklarıdır. Bayılmadan önce
baygınlık hissi gelir. Sonra yüz kül rengini alır.
Arkasından da terleme, çarpıntı, göz kararması ve baş
dönmesi görülür. Bu gibi durumlarda yapılacak ilk
iş hastayı hemen yatırmak, elbise ve çamaşırlarını
gevşetmektir. Sonra yüzüne su serpilir ve amonyak
koklatılır.
Damar Sertliği
Vücuttaki kan damarlarının bir kısmının veya tamamının
sertleşmesi sonucu, esnekliklerini keybetmesine; halk
arasında damar kireçlenmesi tıp dilinde ise Arterio
Skleroz veya Atheremo denir. Nedeni, kan damarlarının iç
kısımlardaki hücrelerin esnekliğini kaybedip, zayıflaması
veya kandaki yağlı maddelerin birikinti yaparak, damarı
darlaştırmasıdır. Belirtileri baş
dönmesi, baş ağrısı, titreme, yürürken
sendeleme, düşünme ve öğrenme gücünde zayıflama,
sinirlilik veya damarın sertleştiği bölgelerde ağrılar
görülür. İlk belirtiler görüldüğünde önlem alınacak
olursa, korkulacak bir şey yoktur. Hastanın neşe ve
cesaretini kaybetmemesi ve doktorun tavsiyelerini yerine
getirmesi iyileşmede atılacak ilk önemli adımdır. Damar
sertliği teşhisi konan kimse, perhiz yapmalı, alkol ve
sigara gibi keyif verici maddeleri bırakmalı, yumurta,
tereyağı ve benzeri yiyecekleri terk etmeli, tuzu da
azaltmalıdır. Ayak damarlarında meydana gelebilecek
herhangi bir hastalığı önlemek için de dar ayakkabı
giymekten kaçınmalıdır.
Fesleğen
Öksürüğü keser. baş dönmesini durdurur.
Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder.
Fesleğen kokusu, sivrisinek ve tahtakurusu gibi
haşaratları kaçırır. |
|
Gastrit
Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya
çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi
de denir. Hazırlayıcı nedenler : Ağır yemekler, fazla
kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı
ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay,
kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz
olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç
kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra
kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya
romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın
nedenini tespit etmek gerekir. Belirtileri : Mide
ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı,
iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi,
dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine
bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle
ilk bahar ve son bahar aylarında artar. Tedavisi :
Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler
ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi
ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok
çiğnenerek yenir.
Gıda
Zehirlenmeleri
Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla bayatlamış ve bozuk
yiyecekler veya bayat balık yedikten sonra görülür.
Belirtileri : Hasta solumakta, yutkunmakta güçlük çeker.
Kaslarında ağrı ve kramplar vardır. baş dönmesi,
halsizlik, mide ağrısı ve bulanık gördüğünden şikayet
eder. Bazı hastalarda kabızlık, bazılarında da ishal
görülür. Yapılacak ilk iş, hastayı kusturmaktır.
Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır. Vakit kaybetmeden
hastaneye götürülür.
Grip
Tıp dilinde influenza adı verilen bu hastalık
bulaşıcıdır. Grip olan kişinin nefesindeki damlacıklarla
yayılıp, salgın hale gelebilir. Paçavra hastalığı da
denir. Aniden başlar ve devamlı olarak ateş yükselir.
baş ve sırt ağrıları, titreme nöbetleri, nezle, öksürük,
iştahsızlık, baş dönmesi de görülür. Tedavinin ilk şartı
istitrahat etmektir. İyi tedavi edilmezse, başka
hastalıklara da yol açabilir.
isteri
Psikonevrozlar grubuna giren bir çeşit hastalıktır. Tıp
dilinde babinski hastalığı veya pithiatisme adı verilir.
Hastalığın belirtileri; hastanın sosyal ve entellektüel
seviyesine göre değişir. Hastanın gayesi, çevresinin
ilgisini üzerine çekmektir. Bunun için aşağıdaki
şikayetlerin biri veya birkaçı birden görülebilir.
Hastada; ağrılar, baş dönmesi, bayılma, iştahsızlık,
titreme, boğazında düğümlenme duygusu, kaslarda gerilme,
geçici körlük, sağırlık, herhangi bir uzuvda uyuşma,
hafıza kaybı görülür. Tedavinin temeli telkindir.
Kanda Kolestrol Yüksekliği
Kolestrol, kanda, sinirlerde, beyinde, karaciğerde,
dalakta, böbrek üstü bezlerinde ve safrada bulunan, yağ
yapısında, kristal gibi beyaz görünümde bir maddedir.
Görevi dokulardaki su dengesini sağlamak, alyuvarları
zehirlere karşı korumak, sinir dokularının dayanıklığını
sağlamak ve deri altında, dışarıdan gelecek mikroplara
karşı koruyuculuk yapmaktır. 100 gram kanda; 180-230
miligram kolestrol bulunur. Bu miktar normaldir. 230
miligram kolestrol miktarı, kanda kolestrolün yükselmiş
olduğuna işarettir. Tedavi edilmezse; damarsertliği,
beyin ve kalpteki ince damarların tıkanmasına neden
olur. Meydana Gelişi : Böbrek üstü bezleri, husyeler,
yumurtalıklar bünyenin ihtiyacı olan kolestrolü imal
ederler. Ayrıca hayvansal yağlar, süt, yumurta ve
bitkisel hormonlarla da kolestrol alınır. Kanda,
kolestrolün yükseldiğini anlamak için bir seri test
yapmak gerekir. Ayrıca, hastanın cildinde oluşan sarı
lekeler, göz altlarında beliren siyah halkalar, göz
akında görülen sarı lekecikler, genel yorgunluk,
iştahsızlık, hazımsızlık, baş dönmesi, baş ağrısı, görme
zayıflığı, ağız acılığı, nefes ve ter kokusu kolestrolün
yükselmiş olduğuna işaret olabilir.
Melissa
Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici
ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve
sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. baş
dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser.
Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha
çok çay hâlinde kullanılır.
Mide ülseri
Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu
meydana gelen yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu,
midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen
gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya
safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç
yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden
fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat
içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre
kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır.
Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi
vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma
duygusu hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi
solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma
hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en
kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat
sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları
başgösterir. baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu
devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazı
kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu
işaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide
ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok
rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar.
Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye
başlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek
yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye
kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret
sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla
aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir. - Tedavi
süresince istirahat edin - Yemeklerinizi, her gün
belirli saatlerde yiyin - Bağırsaklarınızın düzenli bir
şekilde çalışmasını sağlayın - Sigara, çay, kahve ve
alkolü bırakın - Diş sağlığına önem verin - Süt ve sütlü
yiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve
haşlanmış balık, sebze püreleri ve patates yemeğini
sofranızdan eksik etmeyin.
Onikiparmak Bağırsağı
ülseri
İncebağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne
onikiparmak bağırsağı denir. C harfi görünümündedir.
Onikiparmak bağırsağında meydana gelen ülsere tıp
dilinde duodenum ülseri denir. Tedavi eidlmeyen gastrit,
fazla asit, sinir bozukluğu, düzensiz hayat, gürültü,
fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak,
safra kesesi veya karaciğer yetersizliği, kalp
hastalıkları, hormon dengesizliği, dengeli bir şekilde
beslenememe, çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler,
haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı
yiyecekler ve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında
ülserin meydana gelmesine yardımcı olur. Hasta, mide
ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesinden şikayet eder.
Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş dönmesi ve fazla
terleme de görülür. Midesinin üstüne basılınca, ağrı
hisseder. Yemeklerden sonra da göğse doğru yayılan bir
ağrı belirir. Bu belirtiler, ilk bahar ve sonbahar
aylarında daha da artar. Tedavi için yapılacak ilk iş,
hastalığı doğuran nedenleri ortadan kaldırmak, yemekleri
az, fakat sık sık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden
uzak yaşamaya gayret etmektir.
Tansiyon Yüksekliği
Büyük tansiyonun kişinin yaşına göre yüksek olmasına
halk arasında tansiyon yüksekliği, tıp dilinde ise
hipertansiyon denir. Bir çok hastalıkta tansiyon
yüksekliği görülür. Mesela kalbin sol bölümünün
büyümesinde, böbrek hastalıklarında, damar sertliğinde,
kan hücrelerinin çoğalmasında, şişmanlıkta ve iç salgı
bezleri hastalıklarında kan basıncı artar. Tansiyon
yüksekliğinin belirtileri arasında yorgunluk,
sinirlilik, çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, baş
ağrısı vardır.
Vertigo
Genel anlamda baş dönmesi, hareket duygusu demektir.
Ancak tansiyon düşmesi ile ilgili baş dönmeleri bu
kapsamda değildir. Vertigodan kastedilen labirentit, iç
kulak iltihabı, Meniere hastalığı gibi durumlarda olan
baş dönmesi hissi Vertigo diye adlandırılır. |